Sosyal Medya

Makale

‘Şii-Sünni kavgasında’ nerede duruyoruz?

Hz. Muhammed” filmine giderken hepimizin aklında, 'İranlı (ve Åžii) olan yönetmen Mecit Mecidi acaba Åžiilik propagandası yaptı mı' diye gizili bir soru vardı. DoÄŸrusu film boyunca bunun ipuçlarını bulmak için uÄŸraÅŸanımız çok oldu. Bu nedenle filmin tadı kaçtı çoÄŸu insan için.

Hz. Muhammed filmindeki sorun neydi?

Filmden çıktığımızda benim aklımda tek bir soru vardı: 'Filmde bir şey eksik, bir tat, bir duygu eksik ama ne olduğunu bulamadım'. Sonra baktım bir çok arkadaşımız bu soruyu birbirine soruyor.

Film üzerine yazılmış makaleler ve sosyal medya paylaşımları çığla büyürken, tartışmanın odağı, filme girerken bizim de kafamızda olan soruya kaymış: 'Mecidi, Şiilik propagandası yapmış mı?' Tabi 'yapmış' diyenler filmi protesto edip, gidilmemesi için kampanyalar yaptı.

Filmi sanat açısından tartışan çok az oldu. Halen üzerinden duman çıkan tartışma, filmin Şiilik propagandası yapıp, dini gerçekleri çarpıttığı kısmıdır.

Şii-Sünni tartışmaları neden arttı?

Sadece bu filmde değil, Türkiye'nin Suriye politikası, Cerablus operasyonu, Musul politikası ve nihayet bölge ilişkileri tartışılırken, konu mezhep hassasiyeti üzerinden konuşuluyor.

İran, Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, yani Tahran eksenindeki ülkelerin medyasında ise durum daha sert şekilde görülüyor. Türkiye'nin Şii düşmanlığı, Erdoğan'ın Sünni propagandası yaptığına dair haberler, makaleler havada uçuşuyor. İran'ın, Türkiye dahil, tüm İslam ülkelerinde desteklediği medya çok aktif bu konuda.

Bu tartışmaların İran, Suriye, Lübnan, Irak, Bahreyn, Suudi Arabistan'da çoktan yapıldığını, safların seçildiği, kavgaların çıktığı ve bir kısmında sıcak çatışmaya dönüştüğünü bilelim.

Türkiye, bu konuda makul duruÅŸu ve ortak aklı temsil ediyor. Ancak son zamanlarda Jeopolitikten sanata kadar, bir çok konunun mezhep taraftarlığı ya da düşmanlığı açmazından görülmesi çok tehlikeli. Bu çok sığ bir bakış açısı olduÄŸu gibi, diÄŸer ülkelerdeki saflaÅŸma ve kavgayı da ülkemize taşıyacak bir damardır.

İran Şiiliği araç olarak kullanıyor, Batı da destekliyor

İran'ın tüm bölgedeki mezhepçi politikalarının bu karşı tepkide büyük etkisi olduÄŸu muhakkak. Ancak soÄŸukkanlı deÄŸerlendirirsek, Ä°ran Åžii mezhebini geleneksel Pers/Safevi yayılmacılığına bir araç olarak kullanıyor aslında. Tıpkı Åžah İsmail'in ÅžiiliÄŸi, Osmanlı ile güç mücadelesinde siyasi bir araca dönüştürmesi gibi.

Bugün İran'ın tüm bölge politikası, yayılmacılık ve güç merkezleri oluÅŸturmak üzereyken, Batı da bunun önünü açıyor. Zira Arap baharı ile yükselen Türkiye eksenli Sünni güce karşı, ÅŸimdi İran eksenli ÅžiiliÄŸi öne çıkartıp, dengeliyor.

DAEŞ'in korkunç zulümlerini anlatan tüm Batı medyası, en az onun kadar korkunç olan Haşdi Şabi konusunu neden işlemiyor sanıyorsunuz? Sanırım aynı merkezler bu çok hassas konunun Türkiye'de de tartışılması konusunda istekli.

Tuhaf tiplerin garip kampanyası

Haşdi Şabi konusunu yazdığımdan beri, sosyal medyada tanımadığım tuhaf tiplerin bir kısmı beni, 'Şii düşmanı', diğer kısmı da 'Şii olmakla' suçluyor. Bunun bilinçli bir kampanya olduğu ve başka insanlara da yapıldığını görüyorum. Burada bir bit yeniği var.

Türkiye'nin durduğu yer tarihsel olarak da, politik olarak da, dini olarak da 'orta milleti' temsil etti her zaman. Bizim çocuklarımızın isimleri Ali, Hasan Hüseyin, Ömer, Osman'dır. Her mezhebe ve inanca eşit mesafede yaklaşan ve içinde barındıran ender İslam ülkelerinden biridir. Bu özelliği son derece kıymetli ve kuşatıcıdır.

Belki de CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan'ın bu konudaki ifadesi, hepimizin meramını anlatan çok önemli bir mottoya dönüştü: “Benim dinim ne Sünnilik, ne de Åžiiliktir. Benim dinim, İslam'dır.”İslam dünyasında bu ifadeyi kullanabilecek kaç devlet baÅŸkanı vardır sizce?

Mezhep çatışmasına karşı bir politika üretmek

Ortada Türkiye'nin makul aklına ters işler yapmak isteyen kötü niyetli bir organizasyon var. O zaman buna uygun iletişim politikaları üretmek ve bunu topluma yaymak lazım. Bizler de, bu konuları yazan, konuşan insanlar olarak daha dikkatli olmalıyız. Mezhebi kavramları kullanırken, mezhepçilik yapanları eleştirirken, daha özenli olmak ve birilerinin tuzağına düşmemek lazım.

Bu arada Hz. Muhammed filmiyle ilgi düşüncem ÅŸudur: Film Hollywood tarzı ÅŸatafatlı görselliÄŸi baÅŸarıyla uygulamış ama bir duygu yaratamamış. Mecidi'nin geleneksel güzel anlatım tarzı nedense bozulmuÅŸ. ÇaÄŸrı filminin gölgesinde kaldı bir de. Yine de filme gitmeyin demem, görmekte fayda var.

Kaynak: Yeni Åžafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.